Giysiler ile nasıl zayıf görünürsünüz.
Saturday, March 14th, 2009
Kilo vermeyi bekleyecek kadar zamanınız yok mu? İşte bazı moda uzmanlarından daha ince gösteren moda ipuçları.
diyetci.org
Giysiler ile nasıl zayıf görünürsünüz.

Kilo vermeyi bekleyecek kadar zamanınız yok mu? İşte bazı moda uzmanlarından daha ince gösteren moda ipuçları.
diyetci.org
Giysiler ile nasıl zayıf görünürsünüz.
Bayanlar Soru Sırası Sizde ?
Kadın sağlığı çeşitli konuları kapsar ve sağlıgınız için bir çok sebebiniz olur daha gençsiniz ve önünüzde çok katedeceginiz yollar var sizde saglıgınıza dikkat ederek bu yolda bizi takip edebilirsiniz diet ve zayıflama gibi aktifitelerimize ücretsiz katılır soru ve cevap alabilirsiniz.
Kilo alma, Kilo Verme migren, makyaj, kozmetik alanlarında sıkıntılarınızı bize yazın biz size çözümlerini sunalım.
Bu meme sağlığı uyku düzensizligi , selulit, akne , sivilce, gece hayatı bozuklugu, panik atak, aşırı kıskançlık, temizlik hastalıgı, önyargı, her şeyi tartışmak için kendi siteniz.
Doğum için tasarım, düşünce ve çekindikleriniz ve dogum kontrol gibi konularda yardımcı olacagız …
diyetci.org
Bebek Gibi Bir Yüz İçin Maskeler
İşte size bebek gibi bir yüze sahip olmanın yolları. Evde kolayca bulabileceğiniz
malzemelerle hazırlayabileceğiniz bu karışımları deneyerek farkı görebilirsiniz.
Yüz için nemlendirici maske
Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
guzellik allah vergisidir sizde kendinizi belirli miktarda güzel yapablirsiniz. Oyuncak olmayın ama. diyetci.org
devamı aşagıda.
Sivilce (Akne Vulgaris)
Sivilce, dermatolojik adıyla akne vulgaris, toplumda en sık karşılaşılan cilt hastalığıdır. Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde % 80-90 oranında
rastlanmaktadır ve hemen hemen herkes hayatı boyunca en az 3-5 kez sivilce çıkarmaktadır.
Bu sık görülen hastalık hem fiziksel olarak görüntüyü bozmakta hem de bu görüntü bozukluğu psikolojik bozuklukların artmasına neden olmaktadır. Tedavi edilmediği takdirde uzun yıllar, hatta bir ömür boyunca devam edebilen bir hastalık haline dönüşmektir.
sivilce ile problemleriniz varsa sabırla bekleyin kola ve benzeri acı gibi maddeler kullanmayın ve strese girmeyin.
Bilimsel çalışmalar ve klinik deneyler; bazı bitki, bitkisel ürün ve besinlerin, erkek tipi kellik geni taşıyan kişilerde saç foliküllerini önce küçülten, sonra da öldü
ren bir testosteron türevi olan DHT”yi engellediğini göstermiştir.
Gerçekten, bazı bitkiler DHT” nin etkilerini sentetik tıbbi ilaçlar kadar etkili bir şekilde hatta bazı erkeklerde daha iyi bir şekilde engellemektedir.
Hastalıkları Önleme ve tedavi etmede, bitkisel ve besinsel müdahalelerin etkinliğini kanıtlayan en azından 20.000 bilimsel makale yayımlanmıştır.
Gazeteci ve yazar Nina L. Diamond Purify Your Body: Natura! Remedies far Detoxing from 50 Everyday Situations isimli kitabında şöyle yazmıştır: “Yaygın ilaçların yüzde 25”inden fazlası bitkilerden türetilmiştir ve yüzde 60”ında ek olarak bitki bazlı maddeler bulunmaktadır.
güzel bir saç için diger bilgiler ektedir
Kilo Vermeyi Bekleyecek Kadar Zamanınız Yok mu? İşte Bazı Moda Uzmanlarından Daha İnce Gösteren Moda İpuçları…
Kilo vermeyi bekleyecek kadar zamanınız yok mu? İşte bazı moda uzmanlarından daha ince gösteren
moda ipuçları…
zayıflamak için diger sırlar aşagıdadır. www.diyetci.org
(more…)

Kilo vermek için gösterdiğiniz onca çabaya rağmen her istediklerini yiyip zayıf kalan arkadaşlarınıza sinir oluyorsanız, o zaman neden siz de onların zayıf kalma sırlarını uygulamıyorsunuz?
Onlar hep yanı başınızda. Pizzayla yaşayan, egzersiz yapmayan ve buna rağmen zayıf kalan en yakın arkadaşınız, her gün paket paket çikolatayı mideye indiren ve incelikten ölen kuzeniniz, her gece televizyon karşısında türlü abur cuburu yiyen ve gram almayan iş arkadaşınız… Bu insanlardan nefret ediyorsunuz.
Neden zayıf kalmak bu insanlar için bu denli kolayken, sizin için zor? Cevap daha da sinir edici: Çünkü onların harika genleri ve çok daha hızlı bir metabolizmaları var ki bu sayede birazcık da olsa anne-babalarımızı suçlayabiliyoruz. Oysa işin aslı başka.
zayıflamanın sırrının devamı için linke tıklayın
Kıyafet, saç ve makyaj stilinizde yapacağınız değişikliklerle olduğunuzdan çok daha zayıf görünebilirsiniz. Sihir küçük ipuçlarında gizli.
Güzel ve seksi görünmek için bir iki gününüz varsa ve vermeniz gereken 4-5 kilo fazlanız bulunuyorsa ufak tefek ayrıntılarla bunu başarabilirsiniz. Bir gecede 5 kilo vermiş gibi görünmek için ilk iş olarak zayıf gösteren giysiler seçerek işe başlayın. Buradaki parola sözcük “Güzel yerlerinizi vurgulayın.”
Vücudunuzda göstermeye değer yerlerinizi ön plana çıkarın. Mesela geniş kalçalar için mucize giyecek olarak tanımlanan düşük bel ve aşağıya doğru bol paça inen pantolonlar işinizi görebilir. Ancak beyaz renkten kesinlikle uzak durmalısınız. Burada kural şu: “Ne kadar koyu renk giyinirseniz o kadar da zayıf görünürsünüz.”
| Sağlık |
| El değmeden öpüşmek lazım
her insan gibi farklı yorumlarda gelebilir forumlarda önemli olan çizginizi belli etmeniz. |
|
| İngiltere’de uzmanlar, virütik hastalıkların bulaşması konusunda tokalaşmanın, yaygın inancın aksine öpüşmekten daha tehlikeli olduğunu belirtti.
Uzmanlara göre en iyi selamlaşma yolu ise Fransızların yaptığı gibi “yanağı değil havayı öpmek.” miş. Bu yöntemde kişilerin ellerini birbirlerinin omzuna koyduklarını, ancak yanaklarını birbirlerine değdirmeden uzaktan havaya bırakılan buselerle selamlaştıklarını belirten uzmanlar, bu selamlaşma türünde hiçbir hastalık bulaştırma tehdidinin söz konusu olmadığını belirtti.
İlginç, halbuki ben fransızların başka türlü öpüştüğünü bilirdim.
|
| HAYALİMDE Kİ! | |
| Ey uzaklarda ki gizemli sevgili; Bilir misin ki yağan her kar tanesi bana seni taşıyor.
Merak ediyorum; ruhun hep benim yanımdayken sen nasıl yaşıyabiliyorsun o bilinmeyen yerlerde. Ve nasıl bu kadar çok kalabiliyorsun benimle. Her an görüntün gözümün önümde ve sükunet dolu sakin sesin kulaklarımda. Hala merak ediyorum, gerçek misin, yoksa hayal mi? Yıllarca kurduğum ve hayalimde olması bile bana mutluluk veren, hayal!
Ama artık bunu sormamalıyım. Biliyorum ki gerçeksin. Birbirimizin hayatına girdiğimiz günlerden beri, fiziksel olarak beraber olduğumuz zamanlar, ruhsal olarak benimle olduğun zamanlardan çok daha az. Ama ben yine de biliyorum ki sen gerçeksin. Gizeminin içinde özlüyorsun beni, yokluğunda bile buradasın. Ve ben seninle o kadar çok konuştum ki artık bilemiyorum ne kadarı gerçekten seninle, ne kadarı hayalinle.
Geçen gün yanımda otururken, hiç bir fark yoktu neredeyse, hissettiğim ellerinin sıcaklığı dışında. Ben zaten her an aynen öyle yanımdaymışsın gibi hissediyorum ve her an sıcaklığın tüm varlığımı sarıyor. Rüya da bile öyle canlı, öyle gerçek konuşuyoruz ki, kurduğumuz cümleleri hatırlıyorum uyanıkken ve seslerimiz yankılanıyor kulaklarımda.
Bunu ben mi kendime hissettiriyorum, yoksa sen mi yapıyorsun anlayamıyorum. İki ruh anlaşmamış olsa, bu kadar beraber zaman geçiremezler ki. Ben buradayım, günlük hayatımı yaşıyorum, sen ise bulunduğun gizemli yerlerde kendi işlerinle uğraşıyorsun. Bunları yaparken kendinde bir eksiklik ya da yavaşlık hissediyor musun? Ruhun, benim düşündüğüm gibi hep benim yanımdaysa eğer, senin bedeninde bunun bir şekilde belirginleşmesi lazım, yorgunluk, yavaşlık ya da eksiklik hissi olarak. Belki de geçen gün, sadece 3 saatliğine, bu yüzden geldin, tamamlanmak için!
Bu gün istanbul karla kaplı ve karın yarattığı sisle. Dışarıya baktığımda gördüğüm manzara, o parlak sisin arasında, yine senin yüzün. Ey sevgili, duy beni, hep buradasın farkında mısın! Yormak istemem seni ama sadece ben değilim seni burada tutan, ne yağan kar ne de sis bunun sebebi. Gittikçe artan özlemimiz olsa gerek ve ruhunun gitmek istemeyişi buradan ve benim de göndermek istemeyişim. Bilir misin ey sevgili, kalp atışları böyle aynı ritmi çalmaya başlayınca ve gönüller tutuşunca birbirinin hasretiyle, ne hayal, ne gerçek hiç fark etmez. Ben hep seninleyim, sen de benimle ve biliyorum ki her an bir aradayız.
Bu çalan kapı mı? Yoksa sen mi geldin? Gelen bedenin mi ruhun mu? Ne kadarın burada ve ne kadarın daha buraya gelecek.
Çağlayana kapılınca bir kere sevdalı yürekler, hissedilen varolma aşkına katılınca bir de yeni sevgiler kim tutabilir artık, divane akılları oldukları yerde. Kim tutabilir artık sevdalı bedenleri oldukları yerde. Boşuna direnmemeli, başladı bir kere çağlayan akmaya.
Kalpte yaşayan hiç varolmasa da gerçekte ne fark eder! Seviyoruz ya! |